Sağlıkça Blog

Uzmanlarımızın kaleminden sağlık, beslenme, psikoloji ve yaşam kalitenizi artıracak ipuçları.

Genel
16.09.2026 38 Okunma

Fırtınada Kırılmayan Dal Olmak: Duygusal Dayanıklılık Sanatı

Bu yazı, yaşamın beklenmedik krizleri ve belirsizlikleri karşısında kırılmadan esneyebilme yeteneği olan duygusal dayanıklılığı (resilience) konu almaktadır. Duygusal dayanıklılığın acıyı yok saymak değil, stresi kabul edip süreçten güçlenerek çıkmak olduğunu vurgular. İnsan zihninin fırtınalar karşısında esnek kalabilmesi için içsel kontrol alanına odaklanma, duyguları kabul etme, sosyal destek sistemlerini koruma ve anlam arayışı gibi pratik zihinsel adımları özetlemektedir.

Emine Firdevs Karacan
Devamını Oku
Genel
14.09.2026 25 Okunma

Çocuklarda Okul Kaygısı ve Okula Uyum Sorunu: Çocuğum Neden Okula Gitmek İstemiyor?

Okulların açılmasıyla birlikte birçok ebeveynin aklına aynı soru geliyor: “Çocuğum neden okula gitmek istemiyor?” Okula başlama, yeni bir sınıfa geçme, öğretmen değişikliği veya uzun bir tatilin ardından okul düzenine yeniden dönmek bazı çocuklar için zorlayıcı olabilir. Sabahları ağlama, anne veya babadan ayrılmak istememe, okula hazırlanmayı reddetme, karın ağrısı ve mide bulantısı gibi şikâyetler bu dönemde görülebilir. Bazı çocuklarda ise okula gitmek istememe davranışı geçici bir okula uyum sorunu olmaktan çıkarak yoğun okul kaygısı, okul korkusu veya okul reddi şeklinde ortaya çıkabilir. Bu nedenle çocuğun davranışını yalnızca “okula alışacak” şeklinde değerlendirmek yerine, davranışın altında yatan nedeni anlamak önemlidir.

Baran İşık
Devamını Oku
Genel
04.09.2026 93 Okunma

Kendinizle Nasıl Konuşuyorsunuz? İç Sesinizin Psikolojik Etkisi

Kendimizle kurduğumuz iç diyalog, sandığımızdan çok daha güçlü bir etkiye sahip olabilir. Kendimize söylediğimiz cümleler; duygularımızı, davranışlarımızı ve kendimizi değerlendirme biçimimizi etkileyebilir. Öz-eleştiri bizi gerçekten geliştiriyor mu, yoksa farkında olmadan kendimize zarar veren bir döngü mü yaratıyor? Bu yazıda iç sesimizin nasıl şekillendiğini, düşünce ve duygular arasındaki ilişkiyi, öz-eleştiri ile öz-şefkat arasındaki farkı ele alıyoruz.

Simge Bozkurt
Devamını Oku
Genel
02.09.2026 94 Okunma

Kendimize Söylediğimiz Şeyleri Bir Başkasına Söyler miydik?

Bu yazı, kişinin kendisiyle kurduğu içsel diyaloğun psikolojik etkilerini öz-eleştiri ve öz-şefkat kavramları üzerinden ele alıyor. Kendimize yönelttiğimiz sert ifadelerin her zaman motivasyon sağlamadığı, bazen utanç, yetersizlik ve kaçınmayı güçlendirebildiği vurgulanıyor. Çocukluk deneyimleri, başarı beklentileri ve sosyal değerlendirilme süreçlerinin iç sesimizi nasıl şekillendirebildiği açıklanırken, öz-şefkatin hataları görmezden gelmek değil, kişinin kendisini değersizleştirmeden sorumluluk alabilmesi olduğu üzerinde duruluyor. Yazı, okuyucuyu iç sesinin gerçekten geliştirici mi yoksa incitici mi olduğunu sorgulamaya davet ediyor.

Deniz İnci Şahintürk
Devamını Oku
Genel
02.09.2026 180 Okunma

Psikoloğa Gitmeli miyim? Terapiye Başlamakta Kararsızsanız Bilmeniz Gerekenler

Terapiye başlamayı düşünüyor ancak “Gerçekten ihtiyacım var mı?”, “İlk seansta ne anlatacağım?” veya “Ya işe yaramazsa?” gibi sorular nedeniyle çekimser kalıyor olabilirsiniz. Oysa psikolojik destek almak için hayatınızın tamamen kontrolden çıkmasını beklemeniz gerekmez. Bu yazıda terapiye başlamaya dair yaygın çekinceleri, ilk görüşme sürecini ve terapiye ne zaman başvurmanın faydalı olabileceğini bulabilirsiniz.

Simge Bozkurt
Devamını Oku
Genel
01.09.2026 57 Okunma

Erken Dönem İzleri: Çocukluk Travmaları Yetişkinlik Hayatımızı Nasıl Şekillendirir?

Çocukluk döneminde yaşanan ihmal, istismar ve duygusal yaralar sadece geçmişte kalmaz; yetişkinlikte bağlanma sorunları, duygu düzenleme güçlükleri, olumsuz şemalar ve bedensel rahatsızlıklar şeklinde varlığını sürdürür. Bu yazı, erken dönem travmalarının yetişkinlik hayatına etkilerini incelerken; güvenli alan inşası, duygusal ifade, bilişsel dönüşüm ve beden odaklı farkındalık teknikleriyle iyileşme sürecinin nasıl gerçekleşebileceğini ele almaktadır.

Emine Firdevs Karacan
Devamını Oku
Genel
26.08.2026 66 Okunma

KADININ SESSİZ MÜCADELESİ: ŞİDDETİN GÖRÜNMEYEN YÜZÜ

Görünmeyen yaralar da yaradır. Şiddet yalnızca fiziksel değildir. Bir kadını sürekli küçümsemek, fikirlerini değersizleştirmek, davranışlarını kontrol etmek, sosyal çevresinden uzaklaştırmak, fırsatlarını engellemek de şiddettir. Peki şiddet günlük yaşamı nasıl etkiler? • Güven duygusunu zedeler. • Öz değeri ve özgüveni sarsar. • Yoğun korku ve kaygıya yol açabilir. • Çaresizlik ve kontrol kaybı hissini artırabilir. • Sürekli stres bedensel yakınmalara dönüşebilir. • Kişinin kendisiyle ve çevresiyle ilişkisini değiştirebilir. En tehlikelisi ise bazen şiddetin normalleşmesidir. “Bir gün düzelir.” “Belki ben abartıyorum.” “Böyle şeyler her ilişkide olur.” Bu cümleler, yaşanan şiddeti görünmez kılabilir. Şiddetin izi her zaman gözle görülmez. Bazen bir morlukta değil, kendine olan inancını kaybetmekte görünür. Kadına yönelik şiddet yalnızca kadınların değil, hepimizin sorunudur.

MERVE İZBUL
Devamını Oku
Genel
21.08.2026 43 Okunma

FİLTRELİ MUTLULUK: SOSYAL MEDYADA DUYGULAR NASIL İNŞA EDİLİYOR?

Sosyal medya, mutluluğu adeta bir “norm” hâline getirebiliyor. Sürekli mutlu, başarılı ve iyi görünme çabası; kişinin gerçek duygularıyla arasına mesafe koymasına neden olabiliyor. Başkalarının seçilmiş ve filtrelenmiş anlarıyla kendimizi kıyasladıkça kendi hayatımızı eksik, sıradan ya da başarısız görmeye başlayabiliyoruz. Oysa üzüntü, kaygı, yalnızlık ve hayal kırıklığı da yaşamın doğal parçalarıdır. Gerçek psikolojik iyi oluş, her zaman mutlu hissetmek değil; tüm duygulara alan açabilmektir. Mutlu görünmek zorunda değilsin. Olduğun hâlinle var olabilirsin.

MERVE İZBUL
Devamını Oku
Genel
20.08.2026 105 Okunma

Kalbin Seyir Defteri: Ruhun İyileşme Yolculuğu

Günlük tutmayı yalnızca günün özetini yazmak ya da "Bugün neler yaptım?" listesi çıkarmak sanıyorsanız, zihninizin en güçlü iyileşme mekanizmalarından birini kaçırıyor olabilirsiniz. Yaratıcı günlük tutma (creative journaling), kelimelerin ötesine geçerek çizimler, kolajlar, zihin haritaları ve duygu renkleriyle zihinsel süreçlerinizi somut birer sanat eserine dönüştürme pratiğidir.

Emine Firdevs Karacan
Devamını Oku
Genel
18.08.2026 60 Okunma

Özel Gereksinimli Çocuk Ebeveyni Olmak

Özel gereksinimli bir çocuğa ebeveynlik etmek; tanıların ve toplumsal etiketlerin ötesinde, büyük bir sevgi, sabır ve adanmışlık gerektiren hassas bir süreçtir. Erken müdahale ve kabullenme, çocuğun bağımsızlaşabilmesi ve özgüvenini kazanabilmesi adına hayati önem taşırken; ebeveynlerin aşırı koruyucu tutumları veya başarı kaygısı gelişim sürecini olumsuz etkileyebilmektedir. Bu yolculukta ebeveynlerin yaşadığı karmaşık duygular son derece doğaldır ve onların yalnız olmadığını hissetmeye ihtiyaçları vardır.

Ayşe Kızılay
Devamını Oku
Genel
12.08.2026 77 Okunma

GECE YEMEK YEMEK: MİTLER VE GERÇEKLER

Gece yemek yemek gerçekten kilo aldırır mı? “Akşam şu saaten sonra yemek yenmez” inanışının ne kadar doğru olduğunu, yemek saatlerinin metabolizma ve kilo kontrolü üzerindeki etkisini birlikte inceleyelim.

Doğa Fırat
Devamını Oku
Genel
11.08.2026 104 Okunma

Görünmez Kaygı: Yüksek İşlevli Anksiyete

Dışarıdan bakıldığında her şeyi kusursuzca yöneten, son teslim tarihlerini asla kaçırmayan, iş ya da okul hayatında sürekli takdir toplayan ve çevresindekilerin "O her şeyin üstesinden gelir" dediği insanları düşünün. Dışarıya yansıyan bu düzenli ve başarılı tablonun arkasında, sürekli çalışan zihinsel bir motor, kesintisiz bir yetersizlik hissi ve zihni bir an bile terk etmeyen bir kaygı bulunuyor olabilir. Psikoloji literatüründe henüz resmi bir tanı kategorisi olarak yer almasa da günlük yaşamda sıklıkla karşılaştığımız bu durum Yüksek İşlevli Anksiyete olarak adlandırılıyor.

Emine Firdevs Karacan
Devamını Oku
Genel
08.08.2026 106 Okunma

NEFES ALIYOR MUYUZ, YOKSA SADECE HAYATTA MIYIZ?

Nefes, yalnızca yaşamımızı sürdürmemizi sağlayan bir işlev değil; bedenimiz ve duygularımız arasında güçlü bir köprüdür. Stres ve kaygı nefesimizi değiştirirken, nefesimizi fark etmek ve bilinçli şekilde düzenlemek de duygusal dengemizi destekleyebilir. Peki, her gün defalarca yaptığımız bu doğal eylemin zihnimiz üzerindeki gücünün ne kadar farkındayız?

MERVE İZBUL
Devamını Oku
Genel
06.08.2026 196 Okunma

Yanlış Anlaşılan Bir Zihin Yapısı: DEHB Gerçekte Nedir?

"Biraz daha gayret etse yapacak." "Akıllı ama aklı havalarda..." "Sürekli bir şeyleri erteliyor, demek ki yeterince önemsemiyor."Terapide ya da günlük hayatta DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) adı geçtiğinde duyduğumuz ilk yorumlar genelde bunlar oluyor. Toplum olarak DEHB’i hâlâ bir "mizaç eksikliği", bir "disiplinsizlik" ya da "irade zayıflığı" olarak okumaya meylliyiz. Oysa klinik tabloya baktığımızda bambaşka bir gerçekle karşılaşıyoruz: DEHB bir karakter sorunu değil, nörobiyolojik bir temele dayanan yönetici işlev farklılığıdır.

Sude Naz Palaz
Devamını Oku
Genel
04.08.2026 434 Okunma

Terapiyi Bırakma (Drop-out) İhtimali En Çok Ne Zaman Yükselir?

Psikoterapiye başlamak, kişinin ruh sağlığı için attığı önemli adımlardan biridir. Ancak her terapi süreci planlandığı gibi devam etmez. Araştırmalar, bazı danışanların hedeflerine ulaşmadan terapiyi sonlandırdığını göstermektedir. Bu durum literatürde "drop-out" (erken bırakma) veya "prematüre sonlandırma" olarak adlandırılır. Peki terapiyi bırakma ihtimali en çok hangi dönemde yüksektir?

BARAN İŞIK
Devamını Oku
Genel
03.08.2026 118 Okunma

Zihnini ve Ruhunu Beslemek: Psikolojik İyi Oluş Nedir ve Nasıl Güçlendirilir?

Psikolojik iyi oluş, sadece anlık neşeyle ya da acıdan kaçınmakla sınırlı olmayan; bireyin öz-kabul, pozitif ilişkiler, özerklik, çevre hakimiyeti, yaşam amacı ve kişisel büyüme boyutlarında derinleşerek kendi potansiyelini gerçekleştirmesini ve hayata anlam katmasını temel alan bütünsel bir süreçtir. Carol Ryff’ın modeliyle şekillenen bu kavram, zorluklar karşısında psikolojik esnekliği korumayı hedeflerken; günlük hayatta kendimize öz-şefkat göstermek, nitelikli bağlar kurmak, sağlıklı sınırlar çizebilmek ve hataları birer gelişim fırsatı olarak görmek bu içsel dengeyi güçlendirmenin en etkili yolları arasında yer alır.

Emine Firdevs Karacan
Devamını Oku
Genel
01.08.2026 41 Okunma

BAŞARININ GÖRÜNMEYEN YÜZÜ : BAŞARISIZLIK

Başarısızlık çoğu zaman bir son gibi görülse de, aslında öğrenmenin, gelişmenin ve gerçek başarıya ulaşmanın en önemli basamaklarından biridir. Bu yazıda başarısızlığa bakış açımızın neden değişmesi gerektiğini, hataların bize neler öğrettiğini ve pes etmek yerine her deneyimi yeni bir başlangıca dönüştürmenin önemini ele alıyoruz.

MERVE İZBUL
Devamını Oku
Genel
01.08.2026 47 Okunma

"BÜYÜYÜNCE GEÇER" DEMEDEN ÖNCE BUNU OKUYUN

Psikoterapi yalnızca ruhsal sorunların tedavisini değil, bireyin kendini tanımasını, gelişmesini ve yaşamını daha sağlıklı yönetmesini destekleyen bilimsel bir süreçtir. Bu yazıda psikoterapinin ne olduğu, yetişkin ve çocuk terapileri arasındaki temel farklar, oyun terapisi, bilişsel davranışçı terapi (BDT) ve öyküsel terapi gibi çocuklarla kullanılan yöntemler ile erken psikolojik desteğin çocukların duygusal, sosyal ve bilişsel gelişimindeki önemi ele alınmaktadır.

MERVE İZBUL
Devamını Oku
Genel
01.08.2026 28 Okunma

DUYGULARIN ADI VAR: KONUŞALIM!

Duygularınızı bastırmak sizi güçlü mü yapıyor, yoksa içinizde sessizce bir yük mü biriktiriyor? Öfke, üzüntü, korku ve hayal kırıklığı gibi duygular, zayıflığın değil insan olmanın doğal bir parçasıdır. Bu yazıda duyguları bastırmanın ruhsal ve bedensel etkilerini, duyguların neden var olduğunu ve onları sağlıklı şekilde ifade etmenin neden iyileştirici olduğunu keşfedeceksiniz. Çünkü gerçek güç, hissettiklerinizi inkâr etmekte değil; onları fark edip kabul edebilmektedir.

MERVE İZBUL
Devamını Oku
Genel
31.07.2026 101 Okunma

Kaçıngan Bağlanma Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Başa Çıkma Yolları

İlişkilerde yakınlaşmaktan çekiniyor, duygularınızı paylaşmakta zorlanıyor veya birisi size fazla yakınlaştığında uzaklaşma isteği hissediyorsanız bunun altında kaçıngan bağlanma yer alıyor olabilir. Bu durum, kişinin sevgi hissetmediği anlamına gelmez. Aksine, çoğu zaman yakın ilişki kurma isteği ile incinme korkusu arasında yaşanan içsel bir çatışmayı ifade eder.

BARAN İŞIK
Devamını Oku
Genel
28.07.2026 225 Okunma

Bazı vedalar ,çok önce başlar

İlişkilerin bitişini ilan eden devasa kavgalara veya dramatik sahnelere gerek yoktur.Her zaman net bir “hoşça kal” cümlesiyle yaşanmaz. Bazen asıl veda, uzun zamandır hissedilen duygusal uzaklaşmayla başlar. Çoğunlukla gerçek veda zamanı sessizce gelir.O gerçeklikle yüzleşin. Vaktiniz kıymetli, siz değerlisiniz.Süresi dolmuş bir ilişkiyi zorlamak onu canlandırmaz, sadece sizi tüketir.

Berfin Hırdar
Devamını Oku
Genel
27.07.2026 58 Okunma

"suça sürüklenen insan"

şu anki adalet sistemi ile psikoloji net şekilde çelişmektedir. Nasıl mı? Hukuk, suçu işleyene içeri tıkma, toplumdan alıkoyma cezası verir. Psikoloji ise “evet, suçu işledin ama neden” diye sorar.

İlker Keleş
Devamını Oku
Genel
27.07.2026 67 Okunma

İlişki Odaklı Obsesif Düşünceler Beyinde Nasıl Oluşur? Sinirbilim Araştırmaları Ne Söylüyor?

Romantik ilişkilerde zaman zaman "Doğru kişiyle miyim?", "Partnerim beni gerçekten seviyor mu?" veya "Ben onu gerçekten seviyor muyum?" gibi sorular akla gelebilir. Ancak bu düşünceler kişinin zihnini sürekli meşgul ediyor, yoğun kaygıya neden oluyor ve günlük yaşamını olumsuz etkiliyorsa, bunun altında İlişki Odaklı Obsesif Kompulsif Bozukluk (Relationship Obsessive-Compulsive Disorder - ROCD) bulunabilir. Son yıllarda sinirbilim alanında yapılan araştırmalar, bu durumun yalnızca psikolojik süreçlerle değil, aynı zamanda beynin belirli bölgeleri ve sinir ağlarının işleyişiyle de ilişkili olabileceğini göstermektedir.

BEGÜM GÜNEŞ
Devamını Oku
Genel
26.07.2026 101 Okunma

Sessiz Çığlıklar: İnsanlar Neden Hissettiklerini Söylemekte Zorlanır?

İnsanlar çoğu zaman yaşadıkları duyguları deneyimler ancak onları ifade etmekte zorlanır. Söylenmeyen öfke, bastırılan üzüntü veya gizlenen korkular zaman içinde kişinin kendisiyle ve çevresiyle kurduğu ilişkiyi etkileyebilir. Bu yazı, duygusal ifade güçlüğünün psikolojik nedenlerini; çocukluk deneyimleri, duygusal bastırma, toplumsal beklentiler ve psikolojik iyi oluş açısından ele almaktadır. Duyguları ifade etmenin yalnızca iletişimsel bir beceri değil, aynı zamanda kişinin kendisiyle kurduğu ilişkinin önemli bir parçası olduğu vurgulanmaktadır.

Miray Özgür
Devamını Oku
Genel
25.07.2026 130 Okunma

Hissetmek Suç Değil: Duygularımız Bize Ne Anlatmaya Çalışıyor?

Hiç durup düşündünüz mü? Gün içinde kaç farklı duygu dalgasının ortasında kalıyoruz? Sabah yataktan kalkarken hissettiğimiz o hafif isteksizlik, iş yerinde bir olaya duyulan öfke , bir anda arkadaşınızdan gelen süpriz ile oluşan mutluluk … Çoğumuz duyguları "iyi" ve "kötü" olarak ikiye ayırma eğilimindeyiz. Mutluluk, neşe ve umut her zaman baş köşede; öfke, üzüntü, kıskançlık veya kaygı ise halının altına süpürülmesi gereken "istenmeyen misafirler". Peki, ya size kötü duygu diye bir şey olmadığını söylesem?

Emine Firdevs Karacan
Devamını Oku
Genel
23.07.2026 56 Okunma

YKS Tercih Sürecinde En Çok Yapılan Hatalar: Doğru Tercih İçin Bilmeniz Gerekenler

Sınav sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte tercih dönemi başlıyor ve aslında en kritik kararlar bu süreçte veriliyor. Doğru tercih yapmak sadece bir üniversiteye yerleşmek değil, geleceğinizi planlamaktır. Tercih yaparken en sık karşılaşılan hata, "Yeter ki bir yere yerleşeyim." düşüncesiyle hareket etmektir. Bölümü, üniversiteyi ve şehri araştırmadan yapılan tercihler, ilerleyen dönemlerde pişmanlığa neden olabilir. Tercih listenizi hazırlarken yalnızca başarı sıralamasına değil; üniversitenin bulunduğu şehir, kampüsün konumu, barınma olanakları, ulaşım ve eğitim koşulları gibi birçok detayı da değerlendirmelisiniz.

NAZİK ÖZÇELİK
Devamını Oku
Genel
20.07.2026 128 Okunma

Neden Hep Aynı İlişki Döngülerindeyiz? Bağlanma Stilleri ve Kırılma Yolları

İlişkilerimizde neden benzer döngüleri tekrarlayıp dururuz? Neden bazılarımız partnerine sıkı sıkıya tutunmak isterken, bazılarımız en ufak bir yakınlıkta geri çekilme ihtiyacı hissediyor? Aslında bu soruların cevabı, yetişkinlik hayatımızda yaşadığımız olaylardan değil; çocukluk dönemimizde, bakım verenlerimizle kurduğumuz ilk bağlarda saklıdır. Psikolojide buna Bağlanma Teorisi diyoruz ve bu teori, bugünkü ilişkilerimizi anlamlandırmanın en güçlü anahtarlarından biri olarak karşımıza çıkıyor. Bugün ki yazımda bu bağlanma stillerini inceliyor olacağız...

Emine Firdevs Karacan
Devamını Oku
Genel
18.07.2026 171 Okunma

Bazı Yaralar Görünmez Çünkü Ruh Kanamaz

İnsan bedeni ilginçtir. Kesilen bir yer zamanla kabuk bağlar. Kanayan yara sarılır, iyileşir ve unutulur. Çünkü beden, acısını dışarı akıtabilir; insan canının yandığını gösterebilir. Ama ruh öyle değildir. Çünkü ruh kanamaz, bazı yaralar görünmez olur.

Emine Samur
Devamını Oku
Genel
18.07.2026 119 Okunma

Değerlerle Hizalanmak: İyi Yaşamak ve Mutluluk Aslında Ne Demektir?

Hayatın koşturmacası içinde hemen hemen hepimizin peşinden koştuğu, uğruna planlar yaptığı ortak bir soru var: "İyi bir yaşam sürmek ve gerçekten mutlu olmak nasıl mümkün olur?" Çoğu zaman mutluluğu varılması gereken uzak bir durak, iyi yaşamayı ise sadece maddi standartların bir bütünü olarak görme eğilimindeyiz. Oysa psikolojinin ve insan doğasının özüne indiğimizde, bu kavramların çok daha derin, dinamik ve içsel bir temele dayandığını görürüz.

Emine Firdevs Karacan
Devamını Oku
Genel
15.07.2026 107 Okunma

Sessiz Şiddet : Mobbing

Şiddet çoğu zaman yüksek sesle bağırmak, kaba sözler ya da fiziksel saldırılarla anılır. Oysa mobbing, sessiz ama bir o kadar da derin yaralar açan bir şiddet türüdür. En genel tanımıyla mobbing, bir kişiye iş yerinde ya da sosyal yaşamda sistematik, kasıtlı ve uzun süreli psikolojik baskı uygulamak demektir.

Ayşe Kızılay
Devamını Oku
Genel
09.07.2026 115 Okunma

Depresyon Belirtileri Nelerdir? En Yaygın İşaretler, Nedenleri ve Ne Zaman Uzman Desteği Alınmalı?

Günlük hayatta zaman zaman kendimizi üzgün, mutsuz veya isteksiz hissetmemiz normaldir. Ancak bu duygular uzun süre devam ediyor, günlük yaşamınızı olumsuz etkiliyor ve eskiden keyif aldığınız aktiviteler artık sizi mutlu etmiyorsa, bunun nedeni depresyon olabilir. Dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen depresyon, yalnızca geçici bir moral bozukluğu değil; kişinin duygu durumunu, düşüncelerini, davranışlarını ve fiziksel sağlığını etkileyebilen yaygın bir ruh sağlığı sorunudur. Erken fark edilen belirtiler sayesinde uygun destek almak ve yaşam kalitesini yeniden artırmak mümkündür.

Baran İşık
Devamını Oku
Genel
07.07.2026 142 Okunma

Çocuklarla Nasıl Konuşulmalı?

Çocuklarla nasıl konuşmamız gerektiğini anlattığım bu yazıda amatörce 5 maddeye değindim ve bu maddeleri olabilidiğince açıklmaya çalıştım. tüm maddeleri ve sözlerimi Ege Üniversitesi'nin düzenlediği ücretsiz eğitimden (Çocuk Gelişimi, İletişimi ve Bakımı) etkilenerek yazdım.

Ceylin Kavakoğlu
Devamını Oku
Genel
01.07.2026 89 Okunma

Yolculuk Bir Merhaba ile Başlar...

Bu sayfa; eğitim, psikoloji, aile, ergen gelişimi ve kariyer planlamasını bir bütün olarak ele alan bilimsel ve güvenilir bir bilgi paylaşım alanıdır. Burada yalnızca akademik başarıyı değil; bireyin duygusal, sosyal ve psikolojik gelişimini de konuşacağız. Amacımız, öğrencilerin, ailelerin ve eğitimcilerin yaşamına katkı sağlayacak güncel, anlaşılır ve yol gösterici içeriklerle öğrenmenin yaşam boyu süren bir yolculuk olduğunu birlikte keşfetmek.

NAZİK ÖZÇELİK
Devamını Oku
Genel
01.07.2026 75 Okunma

Eğitim Sadece Okul Değildir: Hayatımızın Sosyopsikolojik Yolculuğu

Eğitim, yalnızca okulda edinilen akademik bilgilerden ibaret değildir. İnsan doğduğu andan itibaren öğrenmeye başlar ve bu süreç yaşam boyu devam eder. Bu nedenle eğitim; bireyin bilişsel gelişiminin yanında duygusal, sosyal ve psikolojik gelişimini de şekillendiren temel bir yaşam sürecidir. Akademik başarı kadar öz güven, empati, problem çözme, psikolojik dayanıklılık ve sağlıklı iletişim becerileri de eğitimin önemli çıktılarıdır. Güçlü bireyler ve sağlıklı toplumlar oluşturmanın yolu, eğitim ve psikolojiyi birbirinden ayrı değil, birbirini tamamlayan iki temel alan olarak değerlendirmekten geçmektedir.

NAZİK ÖZÇELİK
Devamını Oku
Genel
15.06.2026 83 Okunma

Duyguların Sana Ne Anlatmak İstiyor?

Günlük hayatımızda çoğu zaman fark etmeden yanımızda taşıdığımız bir konu vardır: duygularımız. Peki, neden varlar? Ne işe yarıyorlar? Her duyguyu hissetmek gerekli mi? Sadece mutlu olsak olmaz mıydı?

Ayşe Kızılay
Devamını Oku
Genel
08.06.2026 75 Okunma

Popüler Kültürde Farkındalık

Popüler kültür öylesine güçlü bir akış ki, neredeyse hepimiz onun sürüklediği dalgalara kapılıyoruz. Bir gün herkes aynı diziyi konuşuyor, ertesi gün sosyal medyada aynı dans figürünü yapıyor. Daha da ilginci, bu hızlı tüketim alışkanlığı artık hayatımızın sıradan bir parçası haline geldi. Ama şu soruyu sormadan edemiyorum: Biz mi bu akımları seçiyoruz, yoksa onlar mı bizi seçiyor? Popüler kültür üzerine konuşurken, sevgili okuyucum, sana bunun zararlı ya da tekdüze olduğuna dair uzun nasihatler vermeyeceğim. Sadece birlikte düşünecek ve farkındalık kazanacağız.

Ayşe Kızılay
Devamını Oku
Genel
05.06.2026 76 Okunma

Kaybettiğimiz Şey Zaman mı?

Her şeyin hızla tüketildiği bir dünyada insanın derinleşmeye ve beklemeye olan ihtiyacı nereye gidiyor? Bu yazı hız kültürünün psikolojik etkilerini ve zamanla kurduğumuz ilişkiyi odağına alıyor.

Özlem Işık
Devamını Oku
Genel
03.06.2026 84 Okunma

Sağlıklı İlişkilerin 5 Temel Özelliği

İlişkiler çoğu zaman “doğru kişi”yi bulmakla ilgili gibi görünür. Oysa asıl mesele, iki insanın birbirine nasıl bir alan açtığıdır. Sağlıklı bir ilişki; mükemmel insanların bir araya gelmesi değil, kusurlu insanların birbirini yıpratmadan birlikte var olabilmesidir.

Baran İşık
Devamını Oku
Genel
26.05.2026 129 Okunma

Çocuklar İçin Oyunun Dili

Oyun, çocukların vazgeçilmez bir uğraşı olup gelişimsel süreçlerinin ayrılmaz bir parçasıdır. Peki, çocuklar neden oyun oynar?Hayatımıza doğal biçimde entegre olan bu süreç, çoğu zaman fark edilmeden yaşanır ve sıradan bir etkinlik gibi değerlendirilir. “Çocuk işte, oyun oynar” söylemi, bu sürecin yüzeysel bir yorumudur. Oysa oyun, çocukların kendilerini ifade ettikleri ve çeşitli beceriler kazandıkları anlamlı bir iletişim biçimidir.

Ayşe Kızılay
Devamını Oku
Genel
23.05.2026 120 Okunma

Beynimizin Bize Oynadığı Oyun: Hiç Yaşanmamış Şeyleri Nasıl "Net" Hatırlıyoruz?

Monopoly adamının gözünde mercek olduğunu ya da o meşhur hırsız emojisinin var olduğunu hatırlıyor musunuz? İlginç olan şu ki; ikisi de aslında hiç var olmadı. Çünkü beynimiz anıları bir kamera gibi kaydetmiyor, eksik parçaları kendi tamamlıyor. Ve bazen hiç yaşanmamış şeyleri bile bize ‘çok net hatırlıyormuşuz’ gibi hissettirebiliyor.

B
Beste Aydemir
Devamını Oku
Genel
08.05.2026 231 Okunma

Mutluluk Dayatması: Neden Sürekli "İyi" Hissetmek Zorunda Değiliz?

Modern dünya bize sürekli "pozitif kalmayı" ve "mutluluğu kovalamayı" bir zorunluluk gibi pazarlıyor. Peki, ya bu mutluluk arayışı bizi daha mutsuz ediyorsa? Kaygı, hüzün ve öfke gibi "istenmeyen" duyguların aslında neden hayati olduğunu ve toksik pozitifliğin neden bir çözüm olmadığını gelin birlikte inceleyelim.

Ünsal Yaman
Devamını Oku
Genel
29.04.2026 79 Okunma

Online Psikolog İşe Yarar mı?

Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle birlikte psikolojik destek hizmetleri de dijital ortama taşındı. Özellikle son yıllarda birçok kişi online psikolog desteği almayı tercih ediyor. Peki gerçekten online psikolog işe yarar mı? Bu sorunun cevabı birçok kişi için merak konusu olsa da, uzmanlar online terapinin doğru koşullarda oldukça etkili olduğunu belirtiyor.

Baran İşık
Devamını Oku
Genel
23.04.2026 233 Okunma

Çocukluk Travmaları Hayatımızı Nasıl Şekillendirir?

İnsan davranışlarının önemli bir kısmı, erken yaşam deneyimlerinin izlerini taşır. Çocukluk döneminde yaşanan olumsuz deneyimler, bireyin duygu düzenleme kapasitesini, kendilik algısını ve ilişkilerdeki tutumunu derinden etkileyebilir. Bu nedenle çocukluk travmaları, yalnızca geçmişte kalmış olaylar değil; yetişkinlikte de etkisini sürdürebilen psikolojik izlerdir.

Baran İşık
Devamını Oku
Genel
23.04.2026 79 Okunma

Kaygı mı, Kontrol Kaybı mı?

Gün içinde kalbinizin hızlandığı, içinizin sıkıştığı ve “ya kötü bir şey olursa?” düşüncesinin zihninizi ele geçirdiği anlar oluyor mu? Eğer cevabınız evetse, yalnız değilsiniz. Günümüzde birçok insan, farkında bile olmadan anksiyete ile yaşıyor. Ama önemli bir ayrım var: Kaygı hissetmek normaldir. Ancak kaygı hayatınızı yönetmeye başladığında, işte o noktada bu durum bir anksiyete bozukluğuna dönüşebilir.

Baran İşık
Devamını Oku
Genel
22.04.2026 1192 Okunma

Tükenmişlik Sendromu Nedir? 7 Belirti ile Kendini Tanı

Günümüzde birçok insan “çok yorgunum” ya da “hiçbir şey yapmak istemiyorum” cümlelerini sıkça kuruyor. Ancak bu durum bazen basit bir yorgunluk değil, tükenmişlik sendromu olabilir. Özellikle yoğun iş temposu, sürekli stres ve duygusal yük, kişiyi fark etmeden bu noktaya sürükleyebilir. Peki tükenmişlik sendromu nedir, nasıl anlaşılır ve hangi belirtilerle ortaya çıkar? Bu yazıda detaylı şekilde ele alıyoruz.

Baran İşık
Devamını Oku
Genel
21.04.2026 1006 Okunma

Zimbardo Hapishane Deneyi

Psikolojinin en çarpıcı ve tartışmalı deneylerinden biri olan Stanford Prison Experiment, insan davranışlarının koşullara bağlı olarak ne kadar hızlı değişebileceğini gözler önüne serer. 1971 yılında Philip Zimbardo tarafından yürütülen bu deney, sıradan bireylerin belirli roller altında nasıl farklılaştığını anlamayı amaçlamıştır.

BEGÜM GÜNEŞ
Devamını Oku
Sağlıkça
Kullanıcı Sözleşmesi Gizlilik KVKK

© 2026 Sağlıkça. Tüm hakları saklıdır.